Sağlıklı Ve Uzun Yaşamanın Sırrı: “Kalori sınırlaması”

Bilimsel araştırmalar kapsamında yapılan çalışmalarda, günlük kalori miktarını kalıcı olarak azaltmanın sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratmakta olduğu ve ömrü uzattığı ortaya konuldu. Tıpta yaşanan gelişmeler ve sağlıklı yaşam konusunda yapılan çalışmalar sayesinde yaşlanma ve buna bağlı hastalıklarda ciddi ilerlemeler sağlandı. “Kalori sınırlaması” ismi verilen bu yaklaşımda amaç; porsiyonlarda yavaş ve dikkatli bir azaltmaya gitmek ve de bunu kalıcı kılmak olarak vurgulanıyor. 2014 yılında ABD’de 50-64 yaş aralığındaki kişilerin %16’sı kronik hastalıklar ile mücadele ediyordu. 1980’li yıllarda ise bu oran %23’tü.

Kısacası, insanların sadece ömrü uzamakla kalmıyor, aynı zamanda ilerleyen yaş dönemlerinde daha sağlıklı bir yaşam elde ediliyor. Yaşlanmayı geciktirmek, ömür suresini uzatmak ve daha sağlıklı yaşam için dünya genelinde araştırmalar devam ediyor. ABD’de özellikle yaşlanma konularında araştırmalar yapan bir kurum (NIA), bunun sırrının porsiyon boyutlarını küçültmekten kaynaklandığını öne sürüyor.

1930’lu yıllardan bugüne yapılan araştırmalarda günlük besin miktarında %30’luk bir azaltmaya gitmenin ömrü uzattığı deney hayvanları üzerinde kanıtlanmıştı. 1980’li yıllarda Wisconsin Üniversitesi ve NIA, kalori sınırlaması ile yaşlanma arasındaki ilişkiyi incelemek üzere insanın DNA yapısına %93 oranında benzerliği olan Rhesus maymunları üzerinde araştırma gerçekleştirdi. Yaklaşık 200’e yakın maymun yaş, kilo ile iştahları göz önünde bulundurularak hazırlanan ve gereksinimi olan tüm besin ve mineralleri içeren özel bisküvilerle besleniyordu. Ancak deneyde kullanılan maymunların yarısına kalori sınırlaması uygulanıyordu. Bu grup diğerlerine verilenden %30 daha az yemekle besleniyor ve buna karşın yetersiz beslenme ya da açlık belirtisi göstermiyorlardı.

1987 yılında 16 yaşındaki Sherman ismindeki maymun bu diyete başlatıldı. Sherman’ın kendi türünün ortalama yaşını neredeyse 20 yıl aşmış ve 43 yaşındaki en yaşlı örneği durumuna gelmişti. Üstelik ne gerçek yaşını gösteriyor ve ne de yaşı gibi davranıyordu. Kısacası sanki yaşlanmaya karşı bir direnç geliştirmişti. Kalori sınırlaması uygulanan diğer grup maymunlar da benzer özellikler göstermiş, ayrıca kalp hastalıkları, diyabet ve kanser riskleri de %50 oranında azalmıştı. Bu araştırmada az yemenin maymunlara yararlı olduğu ortaya konuldu. Ancak kalori sınırlaması insanlar için daha zor olabilir. Çünkü günümüzde yüksek kalorili besinlere düzenli ulaşmak her zamankinden daha kolay durumdadır. Araştırmada ayrıca genetik faktörün de önemli olduğu, herkesin aynı miktardaki kaloriden aynı şekilde etkilenmediği ve bazılarının daha az kaloriye rağmen daha kolay kilo alabileceği kaydedildi. Kalori sınırlaması yaklaşımında ideal olan seçenek; herkese özel yiyecek türü ve miktarının belirlenmesi ve bunun kilo almaya yatkınlığının, vücudun yağı nasıl depoladığının, şekeri nasıl yaktığının gözetilerek yapılması olarak belirtiliyor.

Yine Boston’da bulunan Tufts Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, enerji alımını azaltmanın uzun dönemli etkileri 10 yıldır inceleniyor. Araştırmada 21-50 yaş aralığındaki 218 kadın ve erkek iki gruba ayrılarak 2 yıl boyunca yarısına normal yemekler ve diğer yarısında ise normalde yediklerinden %25 daha az yiyecek verilerek bu kişiler 6 ayda bir sağlık kontrolünden geçirildi. Söz konusu 2 yıllık araştırma kalori sınırlaması yaklaşımının yaşlanmaya bağlı hastalıkları geciktirmedeki etkisini ölçmek için yeterli bir süre olmasa dahi kanser, kalp hastalıkları ve diyabetin erken belirtileri konusunda fikir vermesi bekleniyordu. Nitekim 2015 yılında yayınlanan sonuçlar oldukça olumluydu. Normal yemek verilen gruba kıyasla kalori sınırlaması uygulanan grupta iyi/ kötü kolesterol oranının iyi kolesterol lehine arttığı görülmüş, tümör oluşumu ile bağlantılı moleküllerde %25 azalma gerçekleşmiş, diyabet belirtisi olan insülin direnci ise %40 azalmış ve tansiyonda da genel olarak düşüş kaydedilmişti.

Bu olumlu gelişmelerin bir bölümü fazla kilolu kişilerin kalori sınırlaması ile kilo kaybından kaynaklanıyor olabilirdi. Çünkü şişmanlığın sağlığa zararlı olduğu uzun zamandır bilinen bilimsel bir gerçek. Ancak 18,5 ile 25 arasında normal vücut kütle endeksine sahip bireyler için kalori sınırlamasının sağlık açısından faydalı olduğunu son araştırma verileri de gösteriyor. Fakat bu kişilere de kalori sınırlaması uygulamasının gerekli olup olmadığını belirlemek için daha çok sayıda araştırma ve deneyden olumlu sonuç alınması gerekiyor. Diğer yandan, beslenmesinde herhangi bir değişiklik yapmayı düşünen herkesin öncelikle doktoruna danışması tavsiye ediliyor.

Kalori sınırlaması uygulaması hiçbir yan etkisi bulunmadan olumlu gelişmelere neden oluyor. Ancak tek sakıncası ise; yavaş kilo kaybına bağlı olarak kemik yoğunluğunda azalma görülmesi. Bu olumsuzluk da kalsiyum tabletleri ile giderilebilir. Elbette insan üzerinde kalori sınırlaması deneyi ilk defa yapıldığı için bunun herkese tavsiye edilmediği belirtiliyor. Ancak yine de umut verici gelişmeler söz konusu. Çünkü genel olarak yaşa bağlı kronik hastalıkların meydana çıkması ne kadar geciktirilirse, o kadar iyi. Hiç kimse bu hastalıklarla beraber yaşamak ve yaşlanmak istemez.