Bebeklerde kolik ağrısı kolik bebek nedir

ÜÇ AYLIK BEBEK KARIN AĞRISI VE PERİYODİK SİNİR AĞLAMASI:

Bu yazıda birbirlerine biraz benzeyen ve birbirlerine bağlı olmaları ihtimali bulunan iki durumu anlatacağım. Birincisi kolik bebek, yani bağırsaklardaki şiddetli ağrılardır. Bebeğin karnı gazdan dolayı iyice gerilip şişer, o bacaklarını büker ya da kasar, şiddetle haykırır ve barsağından gaz çıkarabilir. İkinci duruma ise ben ‘Periyodik sinir ağlaması’ adını verdim. Kolik bebek, bol bol karnını doyurmasına rağmen günde belirli bir vakitte başlayarak bir kaç saat acı acı ağlar. Onda ne karın ağrısını andıran bir şey ne de gaz vardır. Kucağınıza alırsanız veya odada gezdirirseniz bir süre belki yatışabilir. Bir bebekte karın ağrısı vardır. İkincide sinir ağlaması gözükür. Üçüncüde bu ikisinin karışımı ortaya çıkar. Bu iki durum birbirine bağlı olabilir. Çünkü her ikisi de bebek 2-4 haftalıkken başlar ve genellikle bebek 3 aylıkken geçer. Her iki durum da saat 18’le 22 arasında sıkıntı verir.

En çok bilinen hikaye şudur: Bebeğin hastanede sessiz olduğu söylenir. Fakat eve geldikten bir kaç gün sonra 3, 4 saat süren bir ağlama krizi geçirir. Annesi onun altını değiştirir, yatakta onu çevirir, içmesi için su verir fakat bunlardan hiç biri uzun etkili olamaz, bir kaç saat sonra anne, bebeğin vakitsiz acıkmış olabileceğini düşünmeye başlar. Çünkü kolik bebek her şeyi ağzına sokmaya çalışıyordur. Anne bir biberon ısıtır ve bebek bunu önce hevesle emmeye başlar fakat daha bu bitmeden bebek biberonu bırakarak tekrar ağlamaya başlar. Bu ağlama bazen beslenme arasındaki 4 saat boyunca sürebilir. Fakat bebek ondan sonraki beslenmede biberondaki bütün sütü içtikten sonra mucize olmuş gibi kendisini toplar.

Bir çok bebekte bu tip sinir ağlamaları ilk ay içinde bir kaç defa görülür. Bunun bir de had hali vardır ki bu bebek 3 aylık olana kadar her gece ağlar. Onun için böyle şiddetli durumlara 3 aylık karın ağrısı adı verilmiştir.

Bir bebek bu karın ağrısı veya sinir ağlaması konusunda çok programlı olabilir. Her beslenmeden sonra bir melek gibi uyuyabilir fakat daima saat 18’den 22’ye kadar veya saat 14’den 18’e kadar devamlı ağlar. Başka bir bebek mutsuzluğunu daha uzun bir sürede belirtir. Annesi, «Bütün gece bir kuzu gibi uyuyor,» der. «Fakat bütün gün bir susup bir ağlıyor.» Bu, bütün gün susup da yarı gece ağlayan bebek kadar fena değildir. Başka bir bebek de güne sinirli başlar ve sonra bu sinirliliği ve ağlamayı geceye çevirir. Veya gece ağlayan bebek bunu gündüze döndürebilir. Karın ağrısı ağlaması genellikle bir beslenmeden sonra başlar. Bazen bu yarım veya bir saat sonra başlar. Bu bakımdan ağlama, bir aç bebeğinkinden farklıdır. Aç bebek beslenmeden önce ağlamaya başlar.

Bir anne, bebeğinin bu kadar mutsuz olmasına çok üzülür ve onda çok kötü bir hastalık olduğunu sanır. Bebeğin buna bitkin düşmeden ne kadar dayanabileceğini düşünür. Ayrıca kendisinin buna ne kadar zaman dayanabileceğini de düşünmektedir. İşin garip tarafı karın ağrısı veya sinir ağlaması geçiren bebek fiziksel bakımdan bundan yararlanmaktadır. O saatlerce ağlamasına rağmen toplamaktadır. O şöyle böyle sıhhatli değil, iyice sıhhatlidir. O aç bir bebektir. Bütün sütünü hemen emmektedir. Daima da daha fazlasını istere benzemektedir.

Bir bebek de, karın ağrısı varmış gibi ağlarsa, annesinin ilk aklına gelecek şey beslenmenin hatalı olduğudur. Eğer bebek meme emiyorsa, anne, suçu kendi sütünde bulur. Eğer bebek biberon emiyorsa, anne, onun tertibinde büyük bir değişiklik yapmanın, mesela konserve süt yerine pastörize kullanmanın daha uygun olup olmayacağını düşünmeye başlar. Tertibi değiştirmek bazen iyi sonuç verir fakat genellikle yararlı değildir. Besinin cinsinin, karın ağrısının baş sebebi olmadığı ortadadır. Aksi halde bebek günde beş beslenmeden  dördünde sütü rahat rahat nasıl sindirebilir ve sadece geceleri ağlamaya başlar. Karın ağrısı meme emen bebeklerde de ine sütü içenlerde de diğer cins tertipleri alanlarda da gözükür. Ara da bir buna portakal suyunun sebep olduğundan şüphe edilir.

 

Biz karın ağrılarının çoğunun veya sinir ağlamasının ana nedenini bilemiyoruz. Bir tahminde bulunursak; bebeğin henüz olgunlaşmamış sinirlerinin periyodik olarak gerilmesidir. Bazı bebekler daima hipertoniktirler. Ağlamanın akşam üzeri veya gece olması, yorgunluğun da bunda rol oynadığına işaret etmektedir. 3 aylığa kadar olan pek çok bebek uyuyakalmadan evvel sinirlenir. Onlar sakin sakin uyuyakalacak yerde daha önce tiz sesle bir kaç defa haykırırlar.

 

KOLİK BEBEK KARIN AĞRISININ TEDAVİSİ:

En önemli konu anne ve babanın bu durumun sık rastlanan bir şey olduğunu anlamaları, bunun bebeğe devamlı bir zarar vermediğini, tam aksine bunun genellikle iyi gelişip büyüyen bebeklerde gözüktüğünü bilmeleridir. Bebek 3 aylık olmadan veya 3 ayı doldurunca geçecektir. Bu yüzden de bebeğe hiç bir zarar gelmeyecektir. Eğer anne ve baba bu durumu sakin sakin kabul eder ve buna razı olurlarsa savaşın yarısı kazanılmış demektir.

Bazı karın ağrılı bebekler (hipertonik olanları) sakin, sessiz bir hayat sürüp, sessiz bir odada uyurlarsa, kendilerini tutanlar, kucağa alanlar yumuşak hareket ederlerse, bebekle yumuşak sesle konuşulursa ve ziyaretçi görmezlerse, gıdıklanıp kendileriyle sert oyunlar oynanmazsa ve dışarıda gürültülü yerlere gidilmezse çok daha çabuk iyileşirler. Şehirde oturanlar bu sinir ağlaması geçene kadar bebeklerini sokağa çıkarmazlarsa daha iyi olur. Karın ağrısı olan bebek de diğerleri gibi ahbaplık etmeyi, kucağa alınmayı ve kendisine gülünmesini sever. Fakat bunlar yumuşaklıkla yapılmalıdır. Beslenmeden sonra gazın çıkarılmasıda önemlidir. Anne doktorla devamlı irtibatta bulunmalıdır. Doktor sinirleri yatıştırıcı bir ilâç verebilir. Uygun bir sinir ilâcı aylarca kullanılsa bile zararlı değildir ve buna alışılmaz.

Fakat doktorla hemen temasa geçmenin mümkün olmadığını düşünelim. O zaman evde yapılacak hangi tedaviler yararlı olabilir?

Bir çok bebekte yatıştırıcı bir biberon en etkili çaredir. Fakat yatıştırıcı biberonlar ve emzikler bazı anneler ve doktorlar tarafından istenmemektedir.

Karnı ağrıyan bebek karın üstü yatırılırsa daha rahat eder. O annesinin dizlerine veya bir minderin üzerine yatırılıp sırtı hafif hafif oğulursa daha da rahat edebilir.

 

Sıcak su buyotu: Bunu bileğinizin iç kısmına dayadığınız zaman sıcak sizi rahatsız edecek kadar olmamalıdır. Sonra daha emin olmak için bunu bir bebek bezine veya havluya sarar ve bebeği bunun üstüne veya yarısının üstüne yatırırsınız.

Eğer karın ağrısı çok azap veriyorsa ilk bir tenkiye iyi netice verebilir. Bu her zaman başvurulacak bir çare değildir. Ancak çok şiddetli ağrılarda buna başvurun.

Karnı ağrıyan bir bebeği kucağınıza almanız veya hafif sallamanız yahut odada dolaştırmanız iyi gelir mi? Bu onun ağlamasını durdursa bile kendisini şımartmaz mı? Antik biz eskisi gibi bebeği şımartmaktan korkmuyoruz. Bir bebek canı acırken teselli edilirse, kendisi hasta değilken aynı şeyi istemeye kalkmaz. Eğer bir bebek karın ağrısı veya sinirden şiddetle ağlıyorsa, onu kucağa almak yahut sallamak kendisine iyi geliyorsa bunu yapmalısınız. Fakat onu kucağa almanın bir yararı yoksa kendisini bu kadar kucağa alınmaya alıştırmamanız daha yerindedir.

Çok canı yanan veya sinirleri fazla gergin olan bebeklerin devamlı doktor gözlemi altında olmaları şarttır. Onlar büyüdükçe daha fazla iyileşirler fakat ilk 2 veya 3 ay bu durum hem bebekleri hem de anne ve babalarını üzer.

Was this article helpful?

Related Articles

Leave A Comment?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.