Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (Kene ısırması) Belirtileri Ve Tedavisi

Hava sıcaklıklarının artması ile birlikte ortaya çıkan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı, ülkemizin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerin adeta korkulu rüyasıdır. Halk arasında kene ısırması olarak bilinen bu tehlikeli hastalığın belirtileri, tedavisi ve alınacak önlemler hakkında bir yazı hazırladık.

Herkesin adeta kâbus olan bu hastalık nedeniyle ülkemizde de birçok kişi hayatını kaybetmiş ve kurtulan ise çok az olmuştur. Bunun nedeni ise; virüs taşıyan böceğin vücudu ısırıp yapışması ile ölümcül hastalığa yol açmasıdır. Genellikle park ve bahçelerde ortaya çıkan kene ısırmasının belirtilerini ve tedavisini bilmek ise, bu hastalığın riskinden bireyleri korur ve acil bir müdahale durumunda ne şekilde davranması gerektiği yönünde de yol gösterir.

Bir kenenin vücuttan kan emmesi ile Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı belirtilerinin ortaya çıkması arasında ortalama olarak 2 günlük bir kuluçka süresi vardır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının ilk belirtileri iştahsızlık, yüksek ateş, baş ağrısı, mide ağrısı, kusma, ishal ve yaygın kas ağrılarıdır. Birkaç gün içerisinde de yüzde ve gözlerde kızarıklık, göğüste bölgesel kanamalar, yaygın cilt altı kanamaları, burun kanaması, idrarda ve dışkıda kan görülmesi gibi ciddi kanama bulguları görülebilir. Belirtileri fark edildiği anda hastalığın tedavisi için kene tedavisi uygulayan hastanelere başvurulması gerekir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı tedavisinde en önemli nokta; kene ısırması sonrasında kene tedavisi yapan hastanelere en kısa zamanda başvurmaktır. Hastalara destekleyici tedavi uygulanarak organizma hastalığı atana kadar bozulan fizyolojik denge korunur ve hastanın ihtiyacı olan destek sağlanır. Bu yönde yapılan tedavi girişimleri arasında sıvı ve elektrolit dengesinin korunması, ağızdan beslenemeyen hastaların uygun şekilde beslenmelerinin sağlanması, pıhtılaşma bozukluğu gelişen hastalara taze kan ve pıhtılaşma faktörü verilmesi, yüksek ateşin kontrol altına alınması sayılabilir. Kontrol altında bulunan hastalarda iyileşme süresi 10. günden sonra başlar ve bu süreç bazı hastalarda 4 haftaya kadar çıkabilmektedir. Kene ısırması şüphesinden emin olunduğu takdirde kene tedavisi yapan hastanelere zaman kaybetmeden ulaşmak; tedavi sürecinin daha hızlı ve başarılı olmasını sağlar.

İyi Gelen Net Kırım-Kongo-Kanamalı-Ateşi-Kene-Isırması-Belirtileri-Ve-Tedavisi-300x167 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (Kene ısırması) Belirtileri Ve Tedavisi

Kene ısırması sonucunda oluşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığından korunmak için bazı önlemler alınmalıdır. Keneler daha çok ot ve çalıların bulunduğu yerlerde, hayvan barınaklarında görülürler. İlk olarak bu hastalığa neden olan virüsü taşıyan kenelerden uzak durmakla mümkündür. Kenenin bulunabileceği tehlikeli alanlardan uzak durulmalı ve hayvanlarla gereksiz temaslardan kaçınılmalıdır. Kenelerin yaşayabileceği alanlarda ve hayvan barınaklarında çıplak ayakla dolaşılmamalı, kısa giysiler giyilmemeli ve uzun paçalı giysiler giyilmelidir.

Vücuda yapışan kene kesinlikle ezilmeden ve kenenin ağzı koparılmadan çıkarılmalıdır. Kene üstüne kimyasal madde dökülmesi veya kibritle yakılması gibi uygulamalar kenelerin hastalık aktarma riskini arttırabilir. Bu tür uygulamalardan kaçınılmalı ve kene çıkarma yöntemlerini kendiniz uygulamak yerine bir uzmana başvurmalısınız. Ormanlarda çalışan işçiler ve ava çıkanlar lastik çizme giymeli veya pantolonlarının paçalarını çorap içine sokmalıdırlar. Kene kovucu ilaçlar da keneden korumak için faydalıdır. Gerek insanları ve gerekse hayvanları kenelerden korumak üzere kene ilaçları kullanılabilir. Bu yönde böcek kaçıran ilaçlar dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Aynı şekilde hayvan sahipleri de hayvanlarını kenelere karşı uygun ilaçlarla korumalıdır.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı insandan insana bulaşabilmektedir. Bu nedenle hastalar ile temastan kaçınılmalıdır ve zorunlu olarak temas edenler ise kesinlikle gerekli önlemleri almalıdır. Sağlık personeli de bu konuda yayınlanmış rehberlerde yer alan özel tedbirleri alarak hasta ve şüphelilere yaklaşmalıdır. Hastalara veya hayvana ait şüpheli eşyalar, vücut sıvıları ve cesetlerin dezenfeksiyonunda %0,5 klor çözeltisinde 5 dakika süreyle tutulması gerekir. Kirli yüzeylerin ya da tekrar kullanılması gereken malzemelerin dezenfeksiyonu için de %0,05 klor çözeltileri kullanılmalıdır. Klor solüsyonu göz ve cilt için tahriş edici olduğundan dolayı dikkatli kullanılması ve uzun süre maruz kalmaktan kaçınılması gerekir.

Was this article helpful?

Related Articles

Leave A Comment?