Kıl Dönmesi Neden Olur Ve Nasıl Tedavi Edilir?

Kıl dönmesi genellikle 30’lu yaşlardaki genç erkeklerde ve daha çok kuyruk sokumunda gerçekleşmesi sebebiyle bu sorunun fazla ve sert kıllardan kaynaklanması ihtimalini savunanların sayısı oldukça yüksektir. Hâlbuki kuyruk sokumunun yapısından fazla kiloya kadar birçok etken kıl dönmesi rahatsızlığına zemin hazırlayabilir. Ancak günümüzde minimal invazif metotlar sayesinde kişiler çok daha kısa sürede bu rahatsızlıktan kurtulabilir ve günlük hayata hızlı şekilde dönebilir.

Toplumda küçük bir sorun gibi algılanmasına rağmen kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen kıl dönmesi rahatsızlığı, kuyruk sokumunda ağrılara, şişlik, akıntı, iltihaplanma, kanama, kaşıntı ve koku gibi şikâyetlere yol açmaktadır. Bazı kişilerde uzun süre hiçbir belirti vermezken, genellikle kuyruk sokumunda apse gelişimi ile ortaya çıkıyor. Genellikle genç erkek popülasyonunda görülen kıl dönmesi sanıldığı gibi sadece vücut kılları fazla ve sert olan kişilerde görülen bir sağlık sorunu değildir. Aynı sorun bölgede tüy yoğunluğu bulunmayan genç kızlarda da görülebilmektedir. Aşırı terleme, kuyruk sokumunun daha dar ve derin olması, bölgede biriken tüylerin uzun süre kalması gibi sebepler de kıl dönmesine yol açabiliyor. Ayrıca uzun süre oturarak çalışmak, şişmanlık ve bölge hijyeninin kötü olması da bu rahatsızlığa zemin hazırlıyor.

Kıl dönmesi rahatsızlığı tedavi edilmediği takdirde sorun daha da büyür. Uzun süre devam eden ve tedavi edilmeyen kişilerde kist boşluğunun iltihaplanması neticesinde cilt altında kronik enfeksiyon meydana gelebilir. Enfeksiyonun şiddetli olduğu dönemlerde ise ateş ve iltihabi akıntı birlikte görülür. Ayrıca rahatsızlık farklı noktalara da yayılabilir. Rahatsızlık orta hattın yukarı aşağısına ya da sağına soluna doğru fistüller oluşturarak yeni sinüs ağızları oluşturabilir ve cilt altında köstebek yuvası gibi geniş alanlara yayılabilir. Kıl dönmesi sorununda uzun süre tedavi olmayan kişilerde nadir olarak deride kanser gelişimi de söz konusu olabiliyor. Ancak bu durum kronik irritasyon ve kronik enfeksiyon neticesinde gelişir.

Kıl dönmesi sonucu oluşan kist cerrahi olarak alınsa bile tekrar etme ihtimali bulunur. Fakat nüks etmemesi için alınabilecek bazı önlemler de bulunmaktadır. Ameliyat öncesinde iyi bir hazırlık yapılması, hijyenik bakımın iyi olması, enfeksiyonun giderilmesi, uygun ameliyat şekli ve ameliyatın titizlikle yapılması muhtemel tekrarların önüne geçmektedir. Ameliyatın ardından erken dönemde yaranın korunması ve doktor önerilerine dikkat edilmesi gerekir. İlerleyen dönemlerde ise ameliyat bölgesinin tüylerden temizlenmesi ve hijyenin sağlanması oldukça önemlidir.

Kuyruk sokumunda ameliyatın ardından tüylerin temizlenmesi tek başına bile rahatsızlığın nüksetmesini engelleyebilir. Tüylerin temizlenmesinde genellikle lazer epilasyon yöntemi önerilir. Ancak ameliyatın ardından erken dönemde cilt hassas olabileceğinden dolayı ilk aylarda önerilmez. Bunun yerine jilet ile dikkatli bir şekilde temizlemek daha uygundur. Ayrıca lazer epilasyonun özellikle kuyruk sokumunda yoğun ve sert tüyleri bulunan kişiler ya da ailesel olarak hastalığa yatkın olan kişiler için önleyici olması açısından faydalı olduğu bilinmektedir.

En Etkili Tedavi Cerrahi Yöntem

Kıl dönmesinin en etkin tedavisi cerrahi yolla yapılmaktadır. Hastalığın cerrahi yöntem tedavisinde yıllardır kullanılan farklı yöntemler bulunmakla birlikte günümüzün şartlarında minimal invazif yöntemler önem kazanmıştır. Bu yöntemlerden biri olarak diode lazer son yıllarda öne çıkmaktadır. Çünkü kişiler artık kıl dönmesinin cerrahi tedavisinde ameliyatın kısa sürmesi, ameliyatın ardından günlük aktivitelere ve işe erken dönmeyi istiyor. Bu istekleri sağlayan diode lazer yönteminde işlemin genel ya da lokal anestezi ile yapılabiliyor olması, geniş yara olmaması ve dikişe gerek duyulmaması bu yöntemin diğer avantajları olarak dikkat çekiyor. Ayrıca hastalar ameliyatın ardından daha az ağrı hisseder ve kolaylıkla poposunun üzerine oturup banyo yapabilir.

Diode lazer yönteminden kıl dönmesinin yol açtığı fistülün kapatılmasında kullanılır. Diode lazer verdiği enerji sayesinde dokunun üzerine çökelek fistülün kapanmasını sağlar. Ameliyattan önce bir kür oral antibiyotik tedavisine başlanarak kist boşluğunun küçültülmesi amaçlanır. Ameliyat esnasında diode lazer işlemi uygulanmadan önce küçük ve ince uçlu bir küret kullanılarak kist boşluğu iyice temizlenir. Daha sonra kıl dönmesinin bulunduğu sinüs ağzından girilerek lazer uygulanır. Bu yöntem sayesinde tüm boşluk kapatılır ve işlemin bu aşaması ise yaklaşık 10-15 dakika sürer.

Related Articles

Leave A Comment?