İdrar Kaçırma Neden Olur Ve İdrar Kaçırma Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kadınlarda daha yaygın olarak görülen idrar kaçırma sorunu, bireyin günlük yaşamını olumsuz etkiler ve hayat kalitesini de düşürür. İdrar kaçırma sonucu sürekli ıslaklık, tahriş ve koku olması endişesi nedeniyle oluşan rahatsızlık hissi ise depresyona kadar varan ruhsal problemlerin gelişmesine de yol açabilir. Ancak idrar kaçırma sorunu cerrahi yöntemlerin yanında yaşam tarzı değişiklikleri ve egzersizler ile de çözüme kavuşabilir.

“Üriner inkontinans” olarak tanımlanan idrar kaçırma, aşırı aktif mesane nedeniyle oluşmaktadır. Erkeklerde nadir olarak görülen idrar kaçırma genellikle öksürme ve aksırma gibi stres yaratan fiziksel hareket esnasında veya ani ve güçlü bir idrara çıkma isteği ile meydana gelmektedir. Çoğunlukla kadınlarda görülen idrar kaçırma sorununun gelişiminde yaş, zorlu doğum, doğurganlık sayısı, şişmanlık, zayıf bağ dokusu, sigara kullanımı, kabızlık, mesane sarkıklığı, kronik öksürük, ürüner sistem enfeksiyonları, anal yetmezlik, geçirilmiş pelvik cerrahi veya yaralanma ve menopoz gibi risk faktörleri önemli etkenler arasındadır.

Tedavide İlk Aşama

Normal idrara çıkma için pelvik tabanı oluşturan kemik, kas dokusundan bir araya gelen anatomik yapıların ve periferik sinir sisteminin de sağlıklı çalışması gerekir. Söz konusu yapılarda bağ dokusunu zayıflaması veya kopması işlev kaybına, istemsiz idrar kaçırmaya ve aşırı aktif mesaneye yol açar. Tedavide ilk aşama mesane rehabilitasyonudur. Bu tedavi yöntemi hafif ve orta derecede semptomları gösterenler, stres tipi idrar kaçırma için cerrahi tedavi bekleyenler, doğurganlık yaşında olup gebelik planlayanlar, cerrahi tedaviyi istemeyenler ve cerrahi tedaviye uygun olmayan hastalar için daha geçerlidir.

Mesane rehabilitasyonu ise yaşam tarzı değişikliklerinden idrara çıkma programlarına, mesane eğitiminden pelvik taban kas egzersizlerine kadar farklı yöntemleri içermektedir. Tedavi öncesinde hastadan 24 saat süresince idrara çıkma günlüğü tutulması istenir. Elde edilen bu veriler 1 günlük periyotlarla hastanın sıvı alımı ile atım miktarını gösterir. Hasta idrar günlüğünde çıkarttığı sıvı miktarı ve frekansını 24 saat süre boyunca kaydetmektedir. Ayrıca alınan sıvıların türü, kaçırma epizotları, idrara çıkma sıklığı ve idrar kaçırma esnasındaki aktivite de saatleri ile beraber kaydedilmelidir. Hastadan alınan günlükle idrar volümü, ne sıklıkta kaçırma olduğu, idrara çıkma sıklığı ve bunu arttıran veya azaltan durumların nedenine karar verilir. Sağlıklı bir birey için günlük idrara çıkma sıklığı gündüz vakitlerinde 4-6 ve gece ise 1-2 arasında olmalıdır. Kısacası gündüz 7’den fazla idrara çıkmak normal olarak kabul edilmemektedir.

Mesane Eğitimi Programında Dikkat Edilmesi Gerekenler

1- Aşırı sıvı alımı azaltılmalı ve yetersiz sıvı alımı artırılmalıdır.
2- Günlük olarak en az 1,5-2 litre arası sıvı tüketilmelidir.
3- Gece uyumadan 4 saat önce sıvı alımı yapılmamalı ve yatmadan önce de mesane boşaltılmalıdır.
4- Akşam saatlerinde sulu meyve ve sebze tüketimi yapılmamalıdır.
5- Aşırı kafein ve asit içeren içecekler, baharatlı yiyecekler ve aşırı alkol tüketiminden uzak durulmalıdır.
6- Fiziksel aktivite arttırılmalı, kilo vermeyi destekleyecek biçimde dengeli ve düzenli beslenilmelidir.
Sigara alışkanlığı olanlar bundan vazgeçmelidir.
7- Kronik kabızlık ve tuvalete çıkmada zorlanmanın önlenmesi için diyet menüsüne lifli gıdalar ilave edilmelidir.
8-Rutin tuvalete çıkma programı oluşturulmalı ve şiddetli hallerde rahatlatıcı tedaviler uygulanmalıdır.

Mesane Kapasitesinin Arttırılması Hedeflenir

Mesane eğitiminde, kişinin idrar yapma hissini bastırarak mesane kapasitesini arttırmak ve günlük 3-4 saat aralıklarla idrar yapmasını gerçekleştirmek hedeflenmektedir. Hasta idrar yapma ihtiyacı hissettiğinde son tuvalete çıkışının üzerinden eğer 2 saatten fazla süre geçmişse idrar yapabilmektedir. Aksi takdirde aşamalı bir program uygulanmaktadır. Mesane eğitimi kapsamında uygulanan diğer yöntemler ise; vajinal ağırlık kullanımı, Kegel egzersizleri, biofeedback tedavisi ve pelvik tabanın elektriksel stimülasyonudur.

Kegel egzersizleri ile pelvik taban kaslarının koordinasyon ve fonksiyonundan haberdar olmak, periüretral levator ani çizgili kas liflerini hızlı katılan lif özelliğinden yavaş kasılan lif özelliğine çevirmek, kasın dayanıklılığının ve gücünün artırılması sayesinde semptomlarda azalma sağlanması amaçlanmaktadır. Tedavi sürecinde vajinal ağırlık kullanımı; pelvik taban kaslarını güçlendirme ve değerlendirme aracıdır. Egzersizler ağırlığı 20-100 gram arasındaki 5 vajinal koninin sırayla vajinada taşınmasıyla yapılır. Pelvik tabanın elektriksel stimülasyonu ise pelvik taban kas guruplarına vajina veya yüzeysel elektrotlar yardımıyla vajinal veya rektal yoldan uyarıcı olarak düşük dozda elektrik akımı verilmesi ile uygulanmaktadır. Biofeedback tedavisi de pelvik tabanın kasılmasının ve gevşemesinin ekran ve ses düzeni sayesinde görsel ve işitsel sinyaller halinde hastaya yansıması işlemidir.