Erken Ergenlik Etkileri Ve Tedavisi

Çocuklarda erken ergenlik döneminin ve sürecin yakından takip edilmesi gerekir. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemi olarak nitelendirilen ergenlik süreci bazen biraz sancılı olabiliyor. Hormonlar devreye girer, fiziksel bir takım değişiklikler meydana gelir, çocukların vücutlarında ve psikolojilerinde bazı değişiklikler söz konusu olur.

Bu yazımızda özellikle erken ergenlik ile ilgili etkiler ve tedavisi hakkında bilgiler paylaşılmıştır. Erken ergenlik boy kısalığına neden olur. Genetik ve çevresel etkenler, beslenme, katkı maddeli yiyecekler ve aşırı kilo alma gibi faktörler erken ergenliği tetikleyen etkenlerdir. Ergenliğe zamanından önce giren çocuklarda psikolojik sorunlar yaşanır. Ergenlik süreci kızlarda 8 ve erkeklerde 9 yaş civarında başlamaktadır. Erken ergenlik için 8 yaşı baz olarak kabul edilir. 6-8 yaş arasında bulunan kız çocuklarında meme gelişimi nedeniyle anne ve babalar doktora başvurmaktadır.

Erken ergenlik tedavisinde kesinlikle geç kalınmamalıdır. Erken ergenlik tanısı konulabilmesi için bazı tesislerin uygulanması gerekir. Hormonlara bakılır, gerekirse uyarı testi denilen birtakım hormonal uyarı testleri yapılır, kemik yaşına bakılır, ultrasonla rahim ve yumurtalıklarına bakılır. Eğer bunların sonuçları erken ergenliğe işaret etmiyorsa, hasta belirli aralıklarla takibe alınır. Meme gelişiminden itibaren adet görene kadar belli bir sürenin geçmesi gerekir. Ancak hızlı meme gelişmesi de bir sorundur. Normal koşullarda meme gelişimi başladıktan itibaren 2,5-3 yıl sonra adet görme başlar. Adet yaşının asgari 12 olması gerekir. Erken adet görme de diğer bir erken ergenlik göstergesi sayılır. Erken ergenliğin yanında bir de hızlanmış ergenlik olarak isimlendirilen bir durum söz konusudur. Burada da meme gelişiminin ardından veya kısa bir süre sonra adet görmeye başlanır. Ebeveynlerin çocuklarındaki gelişimi çok dikkatli izlemeleri gerekir. Geç kalındığında tedavinin de bir faydası olmaz. Burada bir de kemik yaşı önemlidir. Erkeklerde testis boyutları ölçülür. 2,5 santimetre veya özel ölçüm aleti ile 4 cc üzerinde çıktığı zaman ergenlik sürecine girdiği kabul edilir. Erkeklerde erken ergenlik saptandığında altından mutlaka bir hastalık çıkmaktadır. Ancak kız çocuklarında ise %85’inde nedeni bilinmiyor. Genetik ve çevresel etkenler, beslenme, aşırı kilo alma ve katkı maddeli yiyecekler gibi etkenler erken ergenliği tetikleyen faktörlerdir.

Erken ergenliğin %80-85’inin tam olarak nedeni bilinmemekle birlikte, beslenme en önemli faktörlerden birisidir. Besinlerde bulunan katkı maddeleri, kullanılan tarım ilaçları, plastik ürünler en önemli faktörler arasındadır. Mümkün olduğu kadar doğal beslenmek, spor yapmak, kilolu olmamak erken ergenliği önlemede etkilidir. Erken ergenliğin %10-15’inin sebebi beyin tümörleri ve böbrek üstü bezi tümörleri olabilir. Bunlar çok nadir görülmektedir. Boy uzunluğunu kaderini belirleyen ise; kemik yaşı ve anne babanın boyudur. Kendi yaşınıza göre kemik yaşınız ileriyse; bir noktadan sonra boy daha fazla uzamaz. Kemik yaşının ilerlemesine neden ise erken ergenliktir. Östrojen ve testosteron hormonları ilerlemeye neden olur. Kemik yaşı ne kadar ileri ise ilerleyen zamandaki boy kazancı da o kadar düşük olur. Bu nedenle kemik yaşı doğrudan boyla ilişkilidir. Anne ve babanın boy ortalaması da boyu etkileyen diğer bir faktördür. Erkek çocuklarda anne ve babanın boyunu toplayarak 13 eklenir ve 2’ye bölünür. Kız çocuklarında ise 13 çıkartılıp 2’ye bölünür. Bu hesaplama bize hedef boyu verir.

Erken Ergenliğin Tedavisi

Erken ergenliğin en önemli etkisi ileri yaşlarda oluşacak boy kısalığı ve psikolojik sorunlar olarak öne çıkmaktadır. Çok küçük yaşta adet görmeye başlayan kız çocuğunun psikolojisi bozulabilir. Aileler ve çocuklar bir anda panikleyebiliyor. Erken ergenlik konusunda ebeveynlerin çok dikkatli olmaları ve kısa sürede doktora başvurmaları özellikle boy kısalığı sorunu açısından oldukça önemlidir. Çünkü geç kalındığı zaman boy uzaması için yapılabilecek hiçbir şey kalmıyor. Ergenlik eğer 8 yaşından önce başlamışsa, meme gelişimi ve kıllanma varsa, yapılan testler uygun çıkıyorsa ve kemik yaşı çok ilerlememişse; bu hastalar tedaviye uygun ideal hastadır. Ancak kemik yaşı kendi yaşını 6 ay ya da 1 yıldan fazla geçmemesi gerekir. Tedavideki amaç çocuğun kemiklerini ilerletmemektir. Tedavi sayesinde ortalama 5-6 santim boy kazancı olabilir. Kemik yaşının 10 yaşı geçmemesi gerekir. GnRH analoğu denilen ilaç iğne şeklinde, kas içine 28 günde bir hasta 12 yaşına gelinceye kadar yapılmaktadır. Aylık tedaviler tercih edilir. Hastalar 3 ayda bir kontrol edilir. Uygulanan iğneden sonra hormon testleri yapılarak ilacın işe yarayıp yaramadığı kontrol edilir. Bu tedaviden sonra meme küçülme ve yok olma, kıllanmada durma, kemik yaşının ilerlemesinde durma gözlemlenir. Tedavide amaç ise; çocukları normal fizyolojik duruma getirmektir.

Tedavi 11,5-12 yaşına kadar devam eder ve tedavi bittikten sonra da en geç 1 yıl içinde hormonlar normal seviyelerine gelir. Dünyada son 20 yıldır bu tedaviler kullanılmaktadır. Çocuklarda çoğunlukla iyi tolere edilen ilaçların yan etkisi hemen hemen yok gibidir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bu tedaviyi karşılamaktadır, ancak bunun için bir rapor alınması gerekiyor. Tedavi uygulanan çocukların %90’ında olumlu sonuçlar alınmaktadır. Ailelerin mutlaka çocuklarını kontrol ve takip etmesi gerekir. Şayet erken bir gelişim gördüğünüz takdirde mutlaka bir uzmana başvurun. Yaz tatili ise çocukların özellikle büyüme ve gelişmesi için en uygun dönemlerdir. Çocukları mümkün olduğu kadar doğal beslemek, sağlık alışkanlıklar edinmesine yardımcı olmak ve spor yapmasına olanak sağlamak önemlidir.