Dismorfofobi Hastalığı Ve Tedavisi

Halk arasında ayna hastalığı olarak bilinen Dismorfofobi rahatsızlığı dünya genelinde oldukça sık görülen şiddetli bir zihinsel sorundur. Dismorfik bozukluğu olan kişiler normal görünmelerine rağmen, kendilerinin çirkin olduklarına inanırlar. Bu kişiler sosyalleşmeyi ve çalışmayı bırakabilir, eve kapanabilir ve hatta bazen intiharı bile düşünebilir.

Uzmanlara göre Dismorfofobik kişiler herhangi bir organının görünümünü ve şeklini kafaya takmıştır. Kendisini beğenmez ve çirkin olduğuna inanır. Kendisine normal göründüğü söylense bile o her zaman rahatsızdır ve devamlı çirkin olduğunu düşünür. Estetisyenlere gitse de defalarca operasyon geçirse de dış görünümünden asla memnun değildir. Günlük yaşantısının içerisinde, sohbetler esnasında, kısacası her yerde ve günün her saatinde çirkinlik endişesiyle mutsuz olan kişidir.

Bunun yanında çok küçük bir fiziksel anormallik söz konusu ise kişinin bu kaygısı ileri derecede olur. Bu kaygı ise sosyal, iş hayatı veya diğer alanlarda önemli seviyede sıkıntı ya da işlev bozukluklarına sebep olur. Bu tür rahatsızlığı bulunan kişiler nasıl göründükleri konusunda sürekli yanlış düşünürler. Bu kişilerde endişeler yaygın olarak yüz veya kafaya odaklanır. Bu kaygıyı kontrol etmek ve direnmek onlar için oldukça zordur. Bu durum kişinin hayatından günde ortalama 3-8 saat çalar. Bu kaygıların temelinde genellikle reddedilme korkusu, düşük benlik saygısı, değersizlik, sevimsiz olma ve utanç duyguları bulunmaktadır. Buna ilave olarak çoğu hasta diğer insanların onların kusuruna bakarak, kusuru hakkında konuşarak veya alay ederek kendisini çirkin buldukları algısına sahiptir.

Dismorfofobik kişilerin tedavisinde hastaların çoğu cerrahi tedavi istemekte diretir. Genellikle hastanın yaşadığı sorunun psikolojik arka planına ilişkin olarak tedavisi uzun veya kısa sürebilir. Uzman doktorun uygun görmesine bağlı olarak belli bir süreç içinde ilaç tedavisi ve eşlik eden psikoterapiler kişilerin huzurlu olmasını sağlayabilmektedir.  Bu tür hastalarda terapi ve buna eşlik eden hipnoterapi desteği önemli faydalar sağlayabilmektedir. Tedavi sürecinin psikolojik zeminde gerçekleşmesi gereklidir ve psikolojik tedavi ile hastaların iyileşme şansı çok yüksektir.

Related Articles

Leave A Comment?