Çocuklarda İştahsızlık Sorununu Çözecek Öneriler

Çocuklarda iştahsızlık sorununun %16-30’u bir hastalıktan kaynaklanırken, büyük çoğunlukta ise sergilenen yaklaşım oldukça önem taşıyor. Çocuklarının iştahsız olmasından şikâyet eden ebeveynlerin çoğunlukla dile getirdiği yakınmalar; “Zorla versem ya çiğneyip duruyor ya kusuyor”, “Bir türlü yediremiyorum”, “Ne versem yemiyor” şeklinde olmaktadır. Özellikle okulların tatile girmesiyle birlikte çocukların yemek konusunda aileleriyle inatlaşmaları hat safhaya çıkmaktadır. Birçok anne baba, çocuğuna bir şey yedirmekte zorlandıklarından şikâyet etmektedir. Kimi çocuklar hiç yemezken, bazıları ise yalnızca sevdiği şeyleri yiyor. Dolayısıyla çocuklar gelişimleri için sağlıklı ve dengeli beslenmeden yoksun kalıyorlar.

Çabaları sonucu değiştirmeyen ve bir çözüm yolu bulamayan anne ve babalar bu sorunla ya çocuk doktorlarına başvuruyor ya da internetten veya arkadaşlarından benzer durumda olan çocuklara nasıl yemek yedirilebileceğini öğrenmeye çalışıyorlar. Çocuğun iştahını açmaya yardımcı olacak 7 püf noktasını bu yazımızda sizlere aktaracağız.

1- Uygun Beslenme Ortamı Oluşturun:

Düşünülenin aksine yemek yedirirken çocuğun dikkatini dağıtmak ve gürültüden uzak tutmak gerekiyor. Her lokmadan sonra ağzını silmek, aslında birçok anne ve babanın farkında olmadan yaptıkları; çocuğu huzursuz edip yemekten uzaklaştıran bir yaklaşımdır. Sandalyesinin masada olmasına ve yemek boyunca masada kalmasına dikkat edilmelidir. Masaya oturması için ona oyuncak verebilirsiniz, ancak yemek başlayınca oyuncağı masadan mutlaka kaldırın. Masaya oturduktan sonra da 15 dakika içerisinde yemeye başlatın ve süreyi 30-35 dakika ile sınırlayarak bir yemek disiplini oluşturun.

2- Acıkmasına Fırsat Tanıyın:

Anne babaların “çocuk aç kalacak” veya “o acıksa da söylemez” gibi düşüncelerle çocuğunun acıkmasına fırsat vermeden sürekli bir şeyler yemesi için yaptıkları uğraşı; aslında en büyük hatalardan biridir. Böyle bir durumda karnında tokluk hisseden çocuk, yemek yedirmek için masaya oturtturduğunuzda da yemek yemeyi reddeder. Bu sebeple çocuğunuzun iştahını arttırmak için yemek aralarını en az 3-4 saat olarak ayarlayın. Çocuğunuzu besin değeri düşük ve abur cubur yiyeceklerden uzak tutun. Sütü ve meyve suyunu abartmayın, susayınca sadece su verin.

3- Sevmediği Sebzeleri Farklı Şekillerde Hazırlayın:

Çocuğun yaşına, büyüme ve gelişme durumuna göre uygun kıvamdaki gıdaları verin. Bir sebzeyi yemiyorsa o anda ısrarcı olmayın, ancak hemen de pes etmeyin. Sevmediği sebzeleri farklı zaman aralıklarında farklı şekillerde hazırlayarak hoşuna gideceği sunumlar ile masaya getirin. Farklı tatlar yaratın. Çocuğunuzun tükettiği besin miktarı kadar yeni besinlere de alışması önemlidir.

4- Yemek Masasına Hep Birlikte Oturun:

Çocuğun yemek yeme alışkanlığı kazanmasında diğer aile bireylerinin tutumu da oldukça önemlidir. Çocuğunuza rol modeli olduğunuzu ve sözleriniz ile değil davranışlarınızla ona yol gösterdiğinizi unutmayın. Ailece yemek masasında hazır bulunmaya özen gösterin. Çocuğunuzun yalnız başına masaya oturması ise bunu gereksiz ve oyun saatinden çalan bir şey gibi algılamasına neden olabileceğinden dolayı yemek yemeye istekli olmayabilir. Anne babaların yemek masasındaki yaklaşımları, yemek seçip seçmemeleri de çocuk üzerinde etkili olur. Nitekim ebeveynler farkında olmasa da çocuklar onların yemeklere yaklaşımını gözlemler.

5- Sebzelerin Faydasını Hayal Gücünüz İle Birleştirin:

Sebzelerin faydalarına ilişkin bilgiler edinerek bunları hayal gücünüzü de kullanmak suretiyle hikâyelerle işleyerek çocuğun ilgisini çekecek hale getirebilirsiniz. Çocuğunuzun sorular sormasına ortam hazırlayın ve sağlıklı büyüyerek gelişmesi için de kendisinin bu sebzeleri aynı hikâye kahramanlarında olduğu gibi yeterince tüketmesinin önemini anlatın.

6- Tabağını Fazla Doldurmayın:

Çocuğunuzun tabağını fazla doldurmayın. Tam aksine küçük porsiyonlar halinde servis yapın. Çocuğunuzun yaşına göre gıdaların dengeli dağılımını ayarlayarak tek tip beslenmemesine dikkat edin. Çocuğunuzun neyi, ne zaman ve nerede yiyeceğine ebeveynler; ne kadar yiyeceğine de kendisi karar vermelidir.

7- Çocuğunuzu İyi Gözlemleyin:

Çocuğunuzun huyunun sıkıntılı olup olmadığını, oral-motor uyumsuzluğu, duygusal zorlukları ve akut/kronik hastalığı olup olmadığını takip edin. Böyle bir problem varsa mutlaka doktora götürün. Huzursuz ve rahatsız olduğu anlarda çok zorlamayın. Çünkü bu yaklaşım; çocuğunuzun yemekten daha çok soğumasına neden olacaktır. Bugüne kadar fayda sağlamayan yaklaşımınızı değiştirmek; sevgi, sabır ve şefkatle onun yemek yemesinin önündeki engelleri aşmasına yarar sağlayacaktır.