Çocuklarda Gözleri Kısma Ve Sık Kırpmaya Dikkat

Görme duyusu gelişimi doğumla birlikte başlayıp 8-10 yaş civarına kadar oldukça hızlı bir şekilde tamamlanır. Ebeveynler; çocuklarda gözleri kısma varsa ve sık kırpıyorsa buna dikkat etmeleri gerekir.

Miyopi, astigmatizma ve hipermetropi olmak üzere 3 çeşit kırpma kusuru vardır. Miyopi bebeklerde nadir görülen ve genellikle okul çağında başlayarak 21 yaşlara kadar artan bir görme kusurudur. Hipermetropi doğum ile birlikte başlar ve yaşın ilerlemesine paralel olarak azalan bir seyir izler. Astigmatizma ise doğum esnasında görülür ve ömür boyu artma azalma olmaz. Bu 3 kırpma kusurunda kalıtsal geçiş söz konusudur. Eğer anne veya baba gözlük kullanıyorsa çocuklarının da gözlerinde rahatsızlık olma olasılığı yüksektir. Bu tür göz bozuklukları ise; çocuklarda uzaklara bakarken gözlerini sıkma, okurken çok yaklaştırma, akşamları zor görme ve sınıfta tahtayı görememe gibi birçok semptomla ortaya çıkabilir.

Oldukça sık görülen ikinci görme kusuru ise şaşılıktır. Şaşılık nörolojik sebeplere ve hipermetropiye bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Hipermetropiye bağlı olarak ortaya çıkan şaşılıklar genellikle gözlük kullanma ve erken tedavi ile ameliyata gerek kalmadan düzeltilirken, nörolojik sebeplerden dolayı ortaya çıkan şaşılık genellikle ameliyatla tedavi edilir. Şaşılık erken teşhis edilerek düzenli izlenmesi gereken bir göz hastalığıdır. Geç kalındığında gözde tembelliğe yol açmakta, hayat boyu düzeltilemeyen görme kusurlarına ve kalıcı şaşılığın oluşmasına yol açar. Özellikle 6 aylık bir bebekte gözde kayma oluyorsa, acil olarak bir uzmana başvurulması gerekir. Çocuğun büyümesini bekleyerek şaşılığın kendiliğinden geçmesini ümit etmek düşüncesi daha sonra düzeltilemeyecek ciddi hasarlara sebep olabilir. Çocuklarda yüksek ateş sonrasında havale geçirilmesi nörolojik şaşılıkların en önemli nedenidir. Bu sebeple çocuklardaki ateş yükselmesine çok dikkat etmek gereklidir.

Konjenital glokom denilen göz tansiyonu da ender görülen hastalıklardan biridir. Bebeklik döneminde başlar, ışıktan rahatsız olma, gözlerde aşırı sulanma ve açamamak gibi semptomları vardır. Tedavi edilmediğinde ise gözde büyüme ve körlükle sonuçlanabilen bir hastalıktır.

Çocuklarda göz travmaları oldukça sık görülmektedir. Çevresindeki birçok şey yaralanmasına neden olabilmektedir. Bebeklerde kendi tırnaklarıyla gözlerini çizmek, ileri yaşlarda kalem, bıçak, çatal, cam kırığı, boncuk tabancası gibi birçok sebepten travmalar kaynaklanabilmektedir. Bazı travmalar geçici olabilmekte ve bazıları ise göz kaybına kadar giden ciddi sorunlara neden olabilmektedir. En etkili korunma yöntemi ise çocukları bu tür tehlikelerden uzak tutmaktır.

Göz tümörleri çocuklarda genellikle genetik geçişli olur ve iki gözde de olma ihtimali yüksektir. Genellikle aileler gözde şaşılık ya da göz bebeğinde beyaz ışık parlaması şikâyetiyle doktora başvurmaktadırlar. Şayet ailenin geçmişinde böyle bir hastalık varsa, kalıtsal geçişten dolayı tedbirli olunmalıdır. Genelde aileler çocuk büyümeden göz muayenesi yapılamayacağını düşünmektedir. Bu yanlış düşüncenin aksine doğumdan itibaren her yaştaki çocuğa göz muayenesi yapılabilir. İlk 8 yaş dönemi kritiktir. Bu sebeple tüm aileler gözde sıkıntısı bulunmasa bile bebeklikten itibaren okul öncesine kadar düzenli olarak çocuklarının göz muayenelerini yaptırmaları gerekir. Sonuç olarak çocuklarda göz hastalıkları için erken teşhis ve tedavi oldukça önemlidir.