Açlık, susuzluk ve uykusuzluk ne kadar dayanabiliriz ?

İnsan temel ihtiyaçları olmadan en uzun ne kadar süre

yaşayabilir ?

Yemek, su, uyku veya hava bunlardan hangisinden feragat edersek yaşamımızı ne süre devam ettirebiliriz ?

Evimizde buzdolabımız, bilgisayarınız veya internet bağlantımız  olmasa bunların hiçbiri hayatın temel bir unsuru değildir. Fakat düzenli gıda alamazsak, su içemezsek, uyuyamazsak veya nefes alamazsak bu yaşamla bağdaşmaz buna genel olarak üçler kuralı denir. Yaşam için  temel unsur olan gıda, su ve hava bunların üçü yaşamın devam etmesi için gereklidir. Gıdanın eksikliği haftalar içinde, suyun eksikliği günler içinde, istirahat edememenin etkisi günler içinde veya hava alamamanın eksikliği ise dakikalar içinde eksikliğini gösterir ve yaşamla bağdaşmaz. Hava serin ve soğuk olduğunda su ihtiyacı azala dahi sıcak ve kuru havalarda da su ihtiyacı artsa bile su ihtiyacı sabittir. Buna göre bazı çevresel etkilerin değişmesi ihtiyaçların azalıp, artması sonucunu doğurur fakat yaşamın devamlılığı için eksikliğine tolerans gelişmez kalıcı bir etki sağlamaz.

Elbette açlık kaç günde insanı öldürür ? sorusuna  teknik olarak açlık vücutta nasıl bir etki oluşturur anlamak ile başlamalıyız. Açlık yani kalori yetmezliği bir insanı ölüme ancak haftalar içinde, bütün vücudun genel sağlık, yaş ve yağ rezervlerini göz önünde tutarak götürür. Yapılan bir tıbbi çalışma sekiz ila 12 hafta erişkin bir insanın gıdaya erişememesi durumunda veya bazı ekstrem örneklerde birkaç erişkin 25 hafta gibi uzun bir süre gıda almaksızın yaşamın sürdürebilmiştir. İnsanın açlığa olan hassasiyeti, susuzluğa hassasiyetinden daha yüksektir dolayısıyla su kaybının ön planda olduğu açlık durumlarında ölüm sıvı kaybına bağlı daha hızlı gelişir. Bağışıklık sistemi zayıflar ve hızlı bir şekilde öldürücü enfeksiyonlar baş gösterir, vitamin yetersizliği uzun dönemde ölüme sebebiyet verebilir. Uzun süreli açlıkta kişi vücudunda ki  iskelet kas dokusunun içindeki proteinleri, kalp kasını enerji için yıkmaya  başladığında ve açığa çıkan enerji olarak kullandığında artık açlığın ağır ve geri dönülmez bozuklukları başlamış demektir. Kas dokusu kaybı özellikle iskelet kası dokusundan ve kalp kasından meydana gelir ve bu doku kaybı, elektrolit dengesizlikleri su kaybına bağlı ölümün temel sebepleri arasındadır.

Yaşınıza, cinsiyetinizi veya gündelik aktivitenize ve kilonuza göre vücut için esansiyel bir molekülde sudur. Vücudun % 50 ile 65 kadarı sudan oluşmaktadır ve temel olarak vücutta su gıdaların sindirilmesi, oksijen taşınması, kanın belli organlara yeterli miktarda  gıda götürmesi, vücuttan metabolik atık maddelerin, toksik maddelerin atılması ve organların sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürebilmesi için suya ihtiyaç çok yüksektir. Su hayat için kritiktir ve kalıcı sıvı kaybı ölüm demektir. Evet kişi yoğun bir sıvı kaybına uğradığı zaman şuurunu kaybeder ve yavaş yavaş vücutta şuur kaybı ile birlikte  şiddetli kramplar ve akabinde gelen bir paralizi, felç hali oluşur. Sıvı kaybının ilk alarmı susuzluk hissi ile başlar su eksikliği bu susuzluk hissinin başladığı sırada vücut ağırlığının %2 oranında su kaybedildiği anlaşılır. Ne zaman ki sıvı kaybına bağlı olarak şuur kaybı meydana gelir işte böbrekler bu aşamada artık iflas etmiş demektir. Böbreklerin çalışmaması demek idrarın atılmaması yani idrarla atılamayan atıkların vücutta toksik maddelerin birikmesi demektir. Vücuda yeterli sıvı girmediği zaman kan koyulaşacaktır, kalp hızı artacak ve dehidratasyonun etkisine bağlı olarak vücuttaki pek çok organın doğru ve düzgün çalışması engellenecektir. Sıvı kaybı  gözler ve beyin gibi  sıvı kaybına hasas organların su kaybederek büzülmesine neden olur  bu durumda beyin yavaş yavaş temel fonksiyonlarını bilişsel, hafıza ve doğru karar alma yetisini kaybetmesi demektir bu işin beyin sıvı kaybederek küçülüp büzülmeye başladığında etrafındaki meninks dokusunun gerginliğine bağlı olarak şiddetli baş ağrıları da meydana gelir. Halüsinasyonlar, bayılma ve koma bunu takiben oluşur. Susuzluğa bağlı ölüm ise temel olarak karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği ve kalp yetmezliği sebebiyle olur. Böyle bir durum üç günlük susuzluk halinde ortaya çıkar ve bazı az sayıda olguda görülen haftalar veya daha uzun süreli susuzluk direnci bu konunun dışındadır. Çünkü böyle durumlarda özel bazı etkiler kişinin vücut sıcaklığı, etraftaki çevredeki nem oranı gibi sıvı ihtiyacını azaltabilecektir.

Uykusuz bir insan ne kadar süre yaşayabilir?

Yeni anne baba olmuş bir ebeveyn için günler, haftalarca böyle uykusuz kalınabilir. Evet ihtiyaç olan uyku özellikle  vücutta sağlıklı hafıza fonksiyonları, doku tamiri ve hormon sentezi için gerekli olan uykunun yeterli ve kaliteli bir şekilde elde edilmesiyle oluşur. Uyku eğer  sağlıklı bir şekilde elde edilemez ve bu durum kalıcı olursa azalmış konsantrasyon, reaksiyon süresi ve mental fonksiyonların azalması, motivasyonun azalması gibi  hızlıca kendini gösterir. Majör bir depresyon veya psikolojik bunalım belirtileri ile kendini gösteren uykusuzluk zaman içinde kişinin çok ciddi mental kayıplarına  sebep olur. Psikolojik rahatsızlıklara bağlı olarak özellikle manik atak dönemlerinde kişilerin günlük 2-3 saatlik uyku ile yetinmesi faaliyetlerini ve fonksiyonunu kaybetmeden yaşamlarını devam ettirebildikleri belirtilmişse de bu hastalığın bir yan etkisidir. Vücutta 8-10 günlük uykusuzluk sürecinden sonra kalıcı hasarlar başlar ve bu kalıcı hasarlarının pek çoğu da mental, motor, dikkat ve hafıza gibi temel beyin fonksiyonlarıyla alakalıdır.

Bir insan havasız ne kadar dayanabilir ?

Kişinin oksijen olmaksızın yaşamını sürdürebilmesi mümkün değildir temel olarak nefes alma ve bu nefes alma sonrasında vücuttan atık olarak oluşan karbondioksitin vücutta birikmemesi ve sürekli olarak dokulara oksijen, gıda taşınması elzemdir. Beyne oksijen ulaşmaması demek aynı şekilde şekerinde belli bir süreden uzun ve beyine ulaşmaması demek beyin hücrelerinin yeterli fonksiyon  görememesi ve beslenememesi ile sonuçlanır. Metabolik hızın yavaşladığı soğuk havalarda bu ihtiyaç biraz azalsa dahi bu kalıcı bir durum değildir.  Kalp yetmezliği veya ani gelişen bir kalp enfarktüsü ile kalbin durması ile birlikte beyine yeterli oksijen ve glikoz ulaşamaz bunun için gerekli olan kritik süre 6 dakikadır. Bu 6 dakikalık kritik süre sonucunda beyindeki hasar kalıcı olmaya başlar.  Kardiyo pulmoner resüsitasyon adı verilen CPR  bu 6 dk içinde başlatılmalı ve kişinin hayata döndürülmesi mümkün olduğunda kalıcı bir hasar oluşmaksızın beynin kendisini toparlaması beklenmelidir. Eğer boğulma veya benzer bir sebeple kişi oksijen alma süresi 30 ila 180 sn kaybederse burada her 60 saniyelik oksijen kaybı süresinde beyin hücreleri ölmeye başlar. Sonuçta 3 dk sonunda beyindeki hasar kendini belli edecek seviyededir ve  tipik beyin ölümü ise 5- 10 dakikalık anoksi yani havasız kalma ile belki de son kritik nokta 15 dk anoksi ile son bulur. Artık geri dönüşü olmayacak  şekilde kendini gösterir.

Dünyada bu konuyla ilgili yapılmış rekorlar da elbette vardır bilinen en uzun süreli su altında kalarak oksijensiz yaşamını sürdüren kişi 23 dk gibi bir süre beyin hasarı olmaksızın suyun altında rekor denemesi amaçlı olarak kalabilmiştir.

Related Articles

Leave A Comment?